sayokan birliği, sayokan birligi, sayokan, sayokanbirligi, sayokanaltınpark, sayokanturkiye
Haber

SAYOKAN

bir ve beraber olmak 1

 
 
Bir ve Beraber Olmak - 1



İkinci sayımızda tekrar buluşmaktan dolayı kıvanç içindeyim… Hedef binlerce okuyucu kitlesine ulaşma umudu olup, Sayokan alplarının, taraftarlarının, idarecilerinin bu yayın organımız çatısı altında toplanmasını arzu ediyorum. Bunu arzu etmemin amacı hacmimizin ne olduğunu ortaya koymak veya kanıtlamak değildir. Hayranlık duyulacak veya taktir edilecek “büyük” bir kitle kanıtlama sevdasında olmak hiç değildir. Soru sorarsak; Binlerce abonenin olması bir güç ve onun sembolü müdür? Büyük kitlelere ulaşmak gücümüzü mü gösterecektir?” Hayır. Gücün karşılığı çok kalabalık olmak demek değildir. Güç başka bir şeydir. Mânâsız bir kalabalık hiçbir zaman bir gücü temsil etmez… Oysa doğru olan, hakikati bilmek gücün ne olduğu ve kime ait olduğunu anlamak demektir. Bunu anlamak hedefi belirleyecek, hedefe giden yolu kolaylaştıracaktır. Hakikat nedir? Bu yazı dizimizde önemli konulara değinmeye çalışacağım…

Yayın organımızda yayınlanacak birçok yararlı bilgilerin büyük kitlelere ulaşmasını arzu etmek, bizim niyetimizdir ve bu niyetin bir mânâ taşımasıdır… Yani insanlara yararlı olmak ve bu yararlılığın büyük okuyucu kitlelere ulaşmasını sağlamaktır… Bir yayın organı üzerinden kitle büyüklüğü ile varlığımıza bir güç isnat etmek veya sembolize etmek değildir. Böyle bir gayenin hakikatte anlamı da yoktur. Zaten bir gün gelir büyük denen kitleler küçülür ve biter…Örnekleri de çoktur zair-i (görünen) hayatımızda…Büyük kitlelere yararlı bilgileri ulaştırmaktan gaye bir ve beraber olmayı sağlamaktır…Peki bu nasıl sağlanır? İşte sorun buradadır… Günümüzde devlet yöneticilerinden tutun, küçüklü, büyüklü guruplar, resmi yada gayri resmi topluluklar, dernekler, spor kulüpleri vs. hep “bir ve beraber” olmayı arzu eder, bu başlık üzerine söylevler üretirler… Ama nasıl olacaktır? Günümüz dünyasında yaşam bulan tüm organizasyonlar “ben merkeziyetçi”liği beslerken; akıl ve mantığın yönlendirdiği insan ilişkilerinde “bana göre” ve “sana göre” anlayışlarını ortaya koyan güçlü bir egoyu (nefis) “insanlık” ve “iyilik” kavramlarıyla sözde örtülemeye çalışırken; “insanlık” ve “iyilik” kavramlarının fiiliyatı ile egomuza (nefsimize) göre şekillenirken veya şekillenmesini arzu ederken; “herkese göre” değişkenlik gösteren insanlığımız ve iyiliklerimiz bizi ne kadar “bir ve beraber” yapacaktır?

Bir toplulukta fikirlerin, düşüncelerin bir olması bir ve beraber olmaya yeterli midir? Değişiklik ve farklılıklar gösteren her olguya karşı herkesin fikirleri, düşünceleri bir olabilir mi? Yani bir topluluğun fertleri her konuda hep aynı fikir ve düşüncede olabilir mi? Olursa bu garip değil midir? Yoksa fikir birliği derken, herkesin fikir ve düşüncelerinde asgari ortak nokta için verdikleri tavizlerden arta kalanlar mı fikir birliğine yüklenen anlamdır. Bu soruları çoğaltabiliriz, çoğaltabilirsiniz. Ama şu bir gerçek ki, bir millette de, topluluk ve cemiyetlerde de, daha küçük guruplarda da yürümeyi sağlayacak ana disiplin “bir ve beraber olmak” tır. Demek ki, hedefe gidecek yol içinde bir ve beraber olmak kaçınılmazdır. Zor olan bir ve beraber olmayı sağlayacak egolarımıza (nefse) değil, kalpleri harekete geçirecek mânâyı ve bu mânânın disiplinlerini ortaya koymaktır. İşte buna hedef denir. Hedefin içi hakikatten mânâ olarak boş ise, fiiliyatı da boş olacaktır ve “bir ve beraber olmak” deyimi yaşama fırsatı bulamayacaktır.

Çünkü, bu deyime hareket kazandıracak, ivme sağlayacak hedefin ne olduğudur… Hedef, dünyalık arzu ve isteklerden oluşturulmuş ve doldurulmuş ise, bireysel kaygıları gidermeye yönelik bir hareketi içeriyorsa, böyle bir hareketten beslenen bireyler, kaygılarını giderinceye kadar fikir birliği (!) içindeymiş gibi görünebilirler…Buna “bir ve beraber olmak” deniliyorsa, dünyalık kaygılar ve çıkarlar başı ve sonu olan hevesler olduğuna göre, bir konuda fikir birliğinin (!) ömrü kadar bir ve beraber olunacaktır.Yeni kaygılar, çıkarlar yüzünü gösterdiğinde tekrar fikir birliği (!) için çabalanacak, sağlanırsa bir ve beraber olunacak, sağlanamazsa bir ve beraber olmanın da ömrü fikir ayrılıklarından dolayı bitmiş olacaktır. Söz konusu bu deyimde disiplinli yürüyebilmek ancak sadakatle mümkündür. Sadakat “bir ve beraber olmak” deyiminin içi doluysa kendini gösterir, yoksa bireysel kaygılar giderilinceye kadar sadakat sadece egonun bir oyunundan ibarettir. Sadakatin olmadığı yerde de bir ve beraber olunmaz. Çünkü bu kavramlar birbirlerine sımsıkı bağlıdır.

Bu yazımın ilk bölümünde sizleri bu sorularla baş başa bırakıp, sizin de kendinizi dinlemenizi, bu konuyla biraz da olsa meşgul olmanızı rica ediyorum. Sayokan'da bir ve beraber olmanın bir hedefi ve bu hedefin de bir manası vardır… Bir sonraki sayımızda kaldığım yerden devam etmek üzere hepinize sağlık ve saadetler diliyorum…


NİHAT YİĞİT
19 ŞUBAT 2010 - SAYOKAN DERGİSİ


    Nihat Yiğit'in Diğer Yazıları
  Kuruluştan Bugüne
  Bir ve Beraber Olmak-1
  Merhaba
  Doğu Türkistan
  Yabgu'dan Mesaj


 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=