sayokan birliği, sayokan birligi, sayokan, sayokanbirligi, sayokanaltınpark, sayokanturkiye
Haber

SAYOKAN

milletine alplar yetistiren yigit 2



YESUKEN “YASADAN” YANA
Yesuken “yasadan yana” demek. Kılıçta çal tekniklerimiz var, isimleri kulağımıza aşina... İlk geleni Boşkurlar eğitir, yani “boş olanı kur”. Bunlar Urkun Türkçesi... İkinci sınıf Uydaşı’lara verilir, yani uyulan kişi. Derken Atabaylar... Atabeyleri tarihten bilirsiniz donanımlı insanlar, şehzadelerin eğitimini onlardan sorarlar.

* İşin akademik yanını güçlü tutuyorsunuz. Peki tez, doktora çalışmaları yapılıyor mu bu konuda.
Ne yazık ki hayır. Böyle bir şey olabilmesi için önce devletimizin bizi tanıması gerek. Japon’un Çinli’nin getirdiği makbul, çünkü onlar üstün (!) insanlar. Biz Türk’üz ya, bir şey beceremeyiz asla (!)
Bakın Sayokan’nın ABD’de, İngiltere’de federasyonu var, 14 ülkede faal ve bütün bunlar bir çatı altında (Dünya Federasyonu) toplanıyor. 120 ülkede tanıtım yaptık, nasıl alâka gördük anlatamam. Azerbaycan’da devlet töreni ile karşılanıyoruz, gelgelelim yurdumuzda federasyon kuramadık hâlâ... Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne 2000 yılında müracaatta bulunduk, Merkez Danışma Kurulu Üyeleri de iyi insanlar ama...

* Anadolu’da yaygın mı peki?
Türkiye’nin 21 vilayetinde 33 okulumuz var, yüzlerce antrenör çalışıyor. Bir seminer yaptık mı binlerce genç toplanıyor. Ve biz bunlara sabrı, saygıyı, vefayı öğretiyoruz. Alplerimiz devletini sever, anne, baba ve hocalarına mutidirler. Bilmem bizden başka ne isterler?
Düşünebiliyor musun Amerika’daki öğrencilerimiz (ki bunlar Hıristiyan) bayrağımız altından geçiyor, sporun terimleri ile birlikte lisanımıza ısınıyorlar. İngiltere de bu var, Romanya’da, İspanya’da, Suriye’de bu var, Güney Afrika’da, Belçika’da bu var, İran’da, Bostwana’da bu var...
Bir Uzak Doğu sporu yapan ne kadar Japonca Çince öğrenirse Sayokan yapan da o kadar Türkçe öğrenir. Seminerlere katılanlar daha fazlasını da istiyor kurslara gidiyorlar.


TAYGUN MUSTAFA CİALİNİ
Derinleştikçe merakları artıyor, okuyor araştırıyorlar. Bizim ABD temsilcimiz İtalyan asıllı. “Ben Etrüsk kökenliyim, Türk sayılırım” demeye başladı, imzasını “Taygun Mustafa Cialini” diye atıyor. Talebeleri arasında Kızılderililer var, aslen Türk olduklarını öğrenmiş, gurur duymuşlar.
Eğer, Çin, Japonya ve Kore’de olduğu gibi devletimiz bizi desteklese her ülkede Türkiye hayranları olur. İşte sana lobi...
Büyüklerimiz bundan hoşlanmıyorlarsa söyleyeceğim bir şey yok ama hoşlanıyorlarsa el uzatsınlar. Sayın Başbakanımız “Bizim taş üstüne taş koyana ihtiyacımız var” demişti, işte taş üstüne taş... İnan serzeniş değil! Biliyorum kızmaya öfkelenmeye hakkım yok. Ama üzülüyorum ülkem adına...

* Peki Sayokan son halini buldu mu? Başka yabgular da olacak mı ?
Mucid olan Allahü teâlâdır, insan bir şey yaratamaz. Hepimiz faniyiz, ölüp gideceğiz sonunda. Ben sadece emanetçiyim. “Ben” demek bile küstah işi, aptal cesareti. Allah riyadan kibirden korusun hepimizi. Sonraki nesiller elbette Sayokan’ın üzerine çok şey koyacaklar, zira el üstünde el var. Yabgu bir unvan. Rabbim Celle celallühu bizden daha üstün insanlar yaratmaya kaadir. Şüphesiz bize lütfetmediği ama başkasına lütfedeceği şeyler de var.

 
    
     ANA DUASIYLA...                                Yabgu’nun çocuklara büyük sevgisi var   

İnsan Yabgu da olsa ana kuzusu... Ayşe Hanım teyze “oğlum Nihat iyi bir talebeydi” diyor, “Biz okusun istedik ama bu yolu seçti. Küçükken bir yerlerden halterler bulur gelir, ben atarım, o getirir geri. Sonra baktık hevesli, mani olmadık. Zaten kötü bir şey yapmıyordu ki... Babaları abdestli namazlı bir insandı rahmetli. O da Nihat’ı çok severdi. Sanıldığı gibi kavgacı bir çocuk değildi, mahalleden şikayet geldiğini hatırlamam. İşi gücü silah. Tahta kılıçlar, ağaç dalından oklar... Yorgandan dağlar, dereler kurar. Üç kardeş kâh şehit olurlar, kâh zafer kazanırlar.”

İZ BIRAKANLAR
Türkiye Gazetesi 
Mahmut Arslan - İrfan Özfatura  

24 Mayıs 2009 Pazar


1 ı 2 Önceki sayfa






=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=