sayokan birliği, sayokan birligi, sayokan, sayokanbirligi, sayokanaltınpark, sayokanturkiye
Haber

SAYOKAN

Sayokan nedir


Sayokan Nedir?



 
SAYOKAN; "SAvaşçının YOlu ve KAN'ı" cümlesindeki kelimelerin baş hecelerinin birleştirilmesi ile meydana getirilmiştir. Türk savaş sanatı, savaşçı sözcüğü ile nasıl savaşçı olunacağının yolunu, yani akıl ve beden gücünü kullanabilme yeteneğini ve disiplinini ; Yolu sözcüğü ile erdemliliği, barışı, çalışkanlığı, sevgiyi, saygıyı tarihteki büyüklerinin, gelenek, örf ve ananelerini ; Kanı sözcüğü ile de tarihteki kahramanların birliğini, devamiyetini amaçlamaktadır.
 
Sayokan, Dünya Türkleri'nin savaş sanatı’dır. Ayça (hilal) stratejisi, kurt kapanı oyunlarıyla, Türkçe kavramlar bütünüyle, sıradüzen ünvanlarıyla, kahramanlık oyunlarıyla, Atatürk'ün Türk Milliyetçiliği hedefleriyle en üst ünvanından en alt ünvanına kadar içinde yaşatılan töresiyle, faaliyetlerindeki Türk Kültürü’nün yaşatılma gayretleriyle, kültürel davranış disiplinleriyle tam anlamıyla bağımsız bir spordur.
Dünya savaş sanatları arenasında Türk’ü, Türk Milletinin seciyesini, kabiliyetlerini başka savaş sanatlarıyla değil Türk Savaş Sanatı’nı layıkıyla kanıtlama kararlılığı noktasında ortaya çıkmıştır. Sayokan, Savaş Sanatları alanında dışarı bağımlılıktan kurtulma adına gücünü, farklılığını ortaya koymuştur. Sayokan, Yabgu "NİHAT YİĞİT" tarafından bulunmuş ve kurulmuştur. Sayokan’ın bugünkü geldiği noktaya onun çalışmaları ve çabalarıyla gelinmiştir. Bundan sonra Türk Milletinin katkı ve destekleri ile gelişmeli ve büyümelidir.

  

Sayokan, Türk kültürleştirme hareketidir. Büyük Milletimizin teveccühü ve kabulü ile önümüzdeki yıllar kültürümüzün bir parçası olacaktır. Tüm kültürlere katkı, önce kültürleştirme hareketi ile başlar, daha sonra milletin kabulü ile kültürün bir parçası olur. Örneğin yağlı güreşimiz atalarımızın Anadolu'ya gelmesi ile başlamıştır. Orta Asya'da iken aba - kuşak güreşlerimiz mevcut iken, Anadolu'ya gelişimizden sonra güreşimiz yeni bir boyut kazanmıştır. Sayokan'da kurucusu  "Yabgu" Nihat Yiğit tarafından büyük Türk Milletine armağan edilmiştir.

"Yabgu" şöyle diyor...
Her alanda ve branşta yurt dışına bağımlılıktan kurtulmalı, dünya arenasında kendimize ait, övünç kaynağımız olacak çalışmalar üretmeliyiz. Kendimizi tanıtmanın ve tanınmanın yolu, dışarıdan getirdiğimiz unsurların üzerine kimliğimizi yazarak değil, tarihimizle, kültürümüzle, dilimizle anılacak çalışmalarımızla,   dünya arenasında rekabet etmekle mümkündür. Dış dünyanın çalışmaları, ürettikleri ilham kaynağımız olabilir. Taktir ve taltiflerimizle teveccüh gösterebiliriz. Ama bağımlı olmak 16 bin yıllık tarihe sahip, medeniyet ruhu ve şuuru taşıyan bir milleti ancak tembelleştirir. Gelişmek başkalaşmak veya başkalarından medet beklemek değildir. Başkaları ile rekabet edebilmek, rekabet edebilme gayreti ile üretmektir.

Sayokan, dünya savaş sanatları alanında bizi anlatmaya ve tanıtmaya gayret eden; bu alanda bizde varız diyebilmenin onurunu yaşatmak amacı ile Millet merkezli bir kültürleştirme hareketidir. Yabancı alanlarda, yabancıların kuralları içinde varlık mücadelesi vermek yerine; bizim alanlarımızda yabancılara adalet, hakkaniyet ve misafirperverliğimizle, şanlı geçmişimizle varlığımıza taktir ve teveccüh göstermelerini sağlamak daha anlamlı ve onurlu olacaktır. Bu bir ırkçılık değildir. Irkçılık başka milletlere yaşama hakkı vermemek demektir.  Bu bir VATANPERVERLİKTİR...Taktir ve teveccüh büyük Türk Milletinindir. 

Yabancı savaş sanatları ile uğraşmak bir tercihtir. Bir suç değildir. Uzakdoğu savaş sanatları daha çok sevilmiş, bu ülkelerin kahramanlarına, sistem kurucularına daha çok teveccüh gösterilmiş, taktir edilmiş olabilir. Ama Türk savaş sanatı kuruyorum, bu Türk-Japon sentezidir diyerek her şeyi Japonca olan bir çalışmada Türklüğü de ikinci plana atarak, Türklüğe paye veriyormuş gibi aslında Türklüğü kullanmanın ahlaki olmadığını düşünüyoruz.


Birileri de adını kısaltıp sonuna Karate sözcüğünü ekleyip, Türk savaş sanatı diyecek bu da traji-komik bir konudur. Çünkü karate Türklere ait bir şey değildir. Ayrıca bu sistemlerin Türk örf, adet, gelenek, töre, stratejik yapısı, törenlerine bakıyoruz, Türklükle ilgisi yok. Sayokan ile kıyas edilmeleri veya Türk savaş sanatı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Sayokan dediğiniz zaman kuşak terfileri "Ahilik" anlayışını taşıyan bir biçime sahiptir. Stratejisi 4 hilal (Ayça) üzerine kurulmuştur. Kurt kapanı, sancak teknikleri, Ruz-ı Hızır ve Kasım günleri Sayokan'da anlamlıdır. Faaliyetleri bu günlere göre kurgulanmıştır. Yönler ve renkleri Türk geleneklerini taşır. Kıpçak ve Oğuz Türkçesi kavramlar bütününü meydana getirir. Örneğin kuşaklardaki "San" tanımlamasının hem Oğuz hem de Kıpçak Türkçesindeki anlamlarını taşımaktadır. Daha buna benzer bir çok konular. 
      
Umut edilir ki, dünya savaş sanatları ustaları bir gün Sayokan a ilgi duyup göreceklerdir. Çünkü Sayokan herkesin yararlanabileceği ciddi farklılıkları, gerçek buluşları içermektedir. Onu tanımalısınız, ancak o zaman Sayokan'ı tanıyabilirsiniz.

Türk Savaş Sanatı, Sayokan ile eğer bir gün tanışırsanız, tanışanların şu sözünü sizde söylemeyin 'yıllarımızı boşuna harcamışız'. Bu cümle o kadar çok kullanılıyor ki.....

Sayokan Dünya Savaş Sanatları sistemlerinde bir reformdur. Uygulayanlar ise reformisttir.
Savaş Sanatlarında çağı geriden takip etmeyin. Bireysel yetenek ve birikimleriniz ile sisteminizi sırtınızda taşımayın. Sayokan bırakın sizi sırtında taşısın. Çünkü o strateji, mentalite, öğreti, güven ve sigorta unsuru sadece Türk Savaş Sanatında mevcut. Elbette karar sizin....









=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=