sayokan birliği, sayokan birligi, sayokan, sayokanbirligi, sayokanaltınpark, sayokanturkiye
Haber

SAYOKAN

kurucusu


Sayokan'ın Kurucusu



Kurucusu Nihat Yiğit'tir Türkiye’de ve uluslararası alanda otoritesi kabul edilen savaş sanatları uzmanıdır. Sayokan ve Yesuken onun tarafından bulunmuş ve kurulmuştur.
Yiğit 4 Haziran 1961 yılında  Manisa'nın Salihli ilçesinde doğdu. Eğitiminin büyük bir kısmını Salihli’de tamamladı. Askerliğini Diyarbakır’da yaptı. 3 çocuk babası olan Yiğit mücadele sporlarına 1973 yılında Taekwon-Do ile başladı, daha sonra sırasıyla Shaolin Kung-Fu, Kyokushin Karate ve Ashihara Karate ile devam etti. Yıllar boyunca hem Uzak Doğu’da hem de Avrupa’da çeşitli ustalarla çalışma imkânı buldu. Başta Japonya olmak üzere Kore, Çin, Singapur, Malezya ve Thailand’da 4.5 yıl bulundu. Böylece mücadele sporlarında derin inceleme ve araştırmalar yaptı. Gittiği ülkelerde çeşitli müsabakalara katıldı ve başarılar elde etti. Bu seyahatleri sırasında iyi derecede Japonca ve İngilizce öğrendi. Ayrıca Urkun (Orhun Göktürk) alfabesiyle iyi derecede okuyup yazabilmektedir. Avrupa’da yaklaşık üç yıl antrenörlük yaptı. Yıllar boyunca gezdiği ülkelerde Uzak Doğu sporlarıyla ilgili kafasındaki sorulara cevap aradı.

Türkiye' de en uzun öğrencilik dönemi, Ferhat ÖZSERT ustanın yanında geçti (1981 - 1989). Savaş sanatlarına bakış açısı, onun yanında değişmiş, gerçek anlamını bulmuştur. Ferhat ÖZSERT ustanın Ashihara Karate'ye geçmesi ile Yabgu' da tereddüt etmeden Ashihara Karate'ye geçti (1986). Ferhat ÖZSERT usta Yabgu için savaş sanatlarında gerçek bir değer ve ustadır. Yabgu'ya, eğitimciliğinin, ustalığının yanında bir ağabey, bir baba yakınlığını her zaman gösterdi.

Yabgu, savaş sanatlarında her zaman sadece yarışma alanında makbul yetenekleri değil, yarışma alanı dışında, her türlü konum koşullarda kullanılabilecek doğaçlama yeteneği kazandıracak stratejik unsurları aramıştır. Maalesef diğer savaş sanatlarında bu stratejik eğitim ve anlayışı bulamadığı için savaş sanatlarını bırakma noktasına da gelmiştir (1989). Yarışma alanındaki tekniklerin ve savaşma anlayışının, spor salonunun dışında hiç bir işe yaramamış olması, Yabgu'yu arayışlara tevessül etmiştir. Yine savaş sanatlarının mesleki alanda (askeri, güvenlik güçleri vs.) kullanılamıyor olması da Yabgu'yu rahatsız etmiştir. Tabi meselenin bir de milli boyutu da vardır. Neden biz Türklerin kendilerine ait bir savaş sanatı yoktur?
 

Tarih boyunca 3 kıtada at koşturan bir millet, önemli savaşlar kazandı, ata ve silaha önem verdi ancak mücadelede bugüne ulaşan bir tarz ve üslup geliştiremedi. Bu durum Yabguya ilginç geldi. Araştırdığında durumun aslında sanıldığı gibi olmadığını anladı. Üzeri küllenmiş bilgileri gün ışığına çıkardı ve edindiği tecrübelerle birleştirerek 1999 yılında Sayokan’ı kurdu. Bu durum Türkiye’de ilginç karşılandı ancak uluslararası platformda normaldi. Çünkü Fransa, İran, Brezilya, Hindistan ve Endonezya gibi birçok ülke bunu başarmıştı. Bu milletler, kendi kültürlerinden beslenerek ve milletinin fiziksel kabiliyetini göz önüne alarak spor branşlarını oluşturdu. Yabgu ise durumu daha evrensel düşündü. Öncelikle vatanına ve milletine daha sonra ise tüm insanlığa hizmet olsun diye Sayokanı meydana getirdi. Çünkü Sayokan iyilerin ve iyi olmak isteyen insanların sporu olmalıydı. Sayokan, başta Türk milleti olmak üzere her milletin anatomik yapısına uyum gösterebilecek nitelikte tasarlandı. Yabgu, Sayokan’ı oluştururken pedagoglardan, antrenman bilimcilerden, tarihçi ve Türkologlardan da yardım aldı.


HOBİLERİ :
-Yabgu, tarihi araştırmalar yapmayı çok sever ve dinini öğrenme konusunda gayretlidir . 
- İnsanlık tarihi, Türk tarihi, var oluş sebebimiz, beklentilerimiz ve bizden beklenenler.
- Hakikat ilmi, marifet ilmi Allah'ın sevgisine layık olmak, O'nu layıki ile sevmek ve anlamak gibi konularda araştırma yapmak, okumak. 
- Ata binmek... Ata iyi binen biri olarak at sevgisi üst seviyede gelişmiştir.
- Tabiatta en zor şartlarda dahi antrenmanlar yapmak...
- Savaş sanatlarında araştırmalar yapmak.
- Müzik dinlemek. Özellikle savaş müzikleri dinlemek.
- Çocuklarına vakit ayırmak, oynamak, onlarla sohbet edip çok şeyi paylaşmak..
- Sinema yapmak. Özellikle Türk tarihiyle ilgili olarak.. Allah nasip ederse ön sunumunu çektikleri ve kendi projesi olan "Alpagut MOKAN" filmini gerçekleştirmek...Özellikle sinema konusunda ciddi ve bu güne kadar Türkiye'de ele alınmamış konularda projeleri vardır
- Tabiatın içinde yaşamak...Şu anda böyle bir yaşam tarzını Allah lutfetti ve doğanın içinde yaşamaktadır.
- Değer verdiği dost ve büyükleriyle ilim üzerine sohbetler yapmaktır...
  

"Yabgu" Nihat Yiğit bugünlerde Karabük'ün Sarıçiçek Dağlarında Türk kılıç sanatı "Yesuken" ve Türk savaş sanatı "Sayokan" ile ilgili çalışmalar yürütmektedir.



=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=